Şüpheli Bilim Adamı Ölümleri

327 okunma

ASELSAN MÜHENDİSLERİ

 ASELSAN ile ilgili görsel sonucu

“BİLİM ADAMLARININ” sır ölümleri

Türkiye son  yıllarda onlarca fizikçi ve mühendisini intihar veya kaza sebebiyle kaybetti. Ölenlerin çoğunun aynı meslekten olması dikkat çekiyor. Bunların hepsi tesadüf mü ? Akademik kariyer yapan bu insanlar neden intahara eğimli ?

 

Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökhan Budak dün ikamet ettiği lojmandaki evinde intihar etti.

Profesörün intiharı kendisi gibi rektör olan Erzincan Üniversitesi’nden Erdoğan Büyükkasap’ı akla getirdi. 48 yaşındaki Rektör Prof. Dr. Büyükkasap da 18 Mart 2010 tarihinde Erzincan’daki lojmanda iple kendini asarak hayatını kaybetti.

Türkiye son yıllarda birçok mühendis ve fizikçisini intihar veya kaza sebebiyle kaybetti.

GÖKHAN BUDAK- Fizikçi – 26 Ocak 2013

Atatürk Üniversitesi Yerleşkesi’nde bulunan lojmanında ilaç aldıktan sonra banyoda bileklerini kesip dördüncü kat balkonundan ölüme atlayan Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökhan Budak, ağır yaralı kaldırıldığı Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi’nde 5 saat sonra öldü. Doktorlar, ameliyata aldıkları Rektör Prof. Dr. Budak’ı tüm çabalara rağmen kurtaramadıklarını söyledi.

 

HAKAN ÖKSÜZ- ASELSAN Mühendisi – 26 Ocak 2013

Ankara’da kontrolden çıkan otomobilin bariyerlere çarpması sonucu meydana gelen kazada Hasan Öksüz hayatını kaybetti. Ölen kişinin ASELSAN Akyurt Tesisleri’nde mühendis olarak çalıştığı öğrenildi.

 

ERDOĞAN BÜYÜKKASAP – Fizikçi- 18 Mart 2010

Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Atom ve Molekül Fiziği Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gökhan Budak gibi aynı bölümden olan Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap da intihar etmişti. 48 yaşındaki Rektör Prof. Dr. Büyükkasap, 18 Mart 2010 tarihinde Erzincan’daki lojmanda iple kendini asarak hayatını kaybetti.

 

5 ASELSAN Mühendisi – 2006- 2008

2006-2008 yılları arasında ASELSAN bağlantılı 5 mühendisin şüpheli ölümü  Başbakanlık Teftiş Kuruluna verilen talimatla araştırılımaya devam ediliyor.

İntihar olarak kayda geçen Hüseyin Başbilen, Evrim Yançeken, Halim Ünsem Ünal ve Burhanettin Volkan ile askerde şüpheli şekilde ölen Zafer Oluk olayı hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığınca da soruşturma yürütülüyor.

Her 5 mühendisin de Türkiye’nin savunma sanayisini dışa bağımlılıktan kurtaracak projelerde, özellikle de şifre kontrol sistemleri alanında uzman oldukları ve intihar eden mühendislerin tamamının millileştirilmesi planlanan kritik projelerde görev almaları, kontrol mekanizmalarının şifrelerini çözme ve haberleşme teknolojileri konusunda uzman oldukları belirtiliyor.

6 Nükleer Fizikçi- 30 Kasım 2007

İstanbul-Isparta seferini yaparken iniş sırasında düşen Atlas jet uçağında 6 bilim adamı da hayatını kaybetmişti. Kazada ölen bilim adamları DPT tarafından desteklenen “Türk Hızlandırıcı Merkezi Teknik Tasarımı Ve Test Laboratuvarları” projesinde görevliydi.

Uçak kazasında, çalıştaya katılacak bilim adamları arasında bulunan Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Engin Arık, Araştırma Görevlisi Özgen Berkol Doğan, Yüksek Lisans Öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan hayatını kaybetmişti.

İstanbul Organize Şube Müdürlüğü, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla 2006 ve 2007 yıllarında kayıtlara intihar olarak geçen ASELSAN’da milli projelerde görevli 3 mühendisin kapatılan dosyalarını Ankara Cumhuriyet Savcılığı’ndan istedi.

Askeri casusluk ve şantaj iddialarıyla ilgili operasyonu yürüten İstanbul Organize Şube Müdürlüğü, ASELSAN’da görevli Hüseyin Başbilen, Halim Ünsem Ünal ve Evrim Yançeken adlı mühendislerin kayıtlara intihar olarak geçen ölümlerini mercek altına alıyor.

İstanbul Polisi, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Savcılığı’ndan şifre çözümü alanında uzman 3 mühendisin kapatılan dosyalarını istedi.

ASELSAN’da 4. şüpheli ölüm!

ASELSANda arka arkaya 3 mühendis intihar etmişti. Şimdi de savunma projesinde çalışan elektrik mühendisi askerde hayatını kaybetti.

Bir dönem ASELSAN’da çalışan mühendis asteğmen, önemli bir savunma projesi hazırladığı günlerde, görev yaptığı tugayın trafo bakımında elektrik çarpması sonucu hayatını kaybetti. Zafer Oluk, Türkiye’nin en gizli askeri/teknolojik çalışmalarının yapıldığı ASELSANın kaybettiği 4. mühendis oldu. Daha önce de ASELSANın 3 önemli mühendisi intihar etmiş ve intiharları şüpheli bulunmuştu.

ASELSANDAN ASKERE

Zafer Oluk, Gaziantep Fen Lisesi’ni bitirdikten sonra üniversite sınavında Türkiye 85’incisi oldu. ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği’ne girmeye hak kazandı. Bu okuldan da başarıyla mezun olup ASELSAN’da yazılım mühendisi olarak görev yaptı. Ardından askere gitti. İstanbul 1’inci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda vatan borcunu ödüyordu.

TERHİSİNE 74 GÜN KALMIŞTI

Tugayın elektrik tesisatının bakımından sorumluydu. Terhisine 74 gün kala trafo bakımında elektrik çarpması sonucu hayatını kaybetti. Çok önemli bir savunma projesi üzerinde titizlikle çalıştığı günlerde şehit oldu. Zafer Asteğmen, 26 Ocak’ta hayatını ODTÜ Gıda Mühendisliği’ni üçüncülükle bitiren ve Norveç’te çalışan Güldem Hanım ile evlendi.

BALAYI NORVEÇ’TE OLACAKTI

Ama düğünü ve balayını askerden sonraya bırakmıştı. Adana Orduevi’nde düğün yapacak, Güldem Oluk’un çalıştığı Norveç’te balayını geçireceklerdi. Şehit olmadan 2 gün önce Norveç vizesi de çıkmıştı. Ancak talihsiz olay Türkiye’nin önemli bir değerini yitirmesine neden oldu. Babası Ahmet Oluk oğlunun ölümüne inanamadığını belirterek şunları söyledi:

BABASI HALEN İNANAMIYOR

‘Onun için her şeyi yapmaya hazırdım. Aldığım memur maaşıyla sıkıntıya girmeden eğitimini tamamlamasını sağladım. Tek isteğim vatana hayırlı bir evlat yetiştirmekti. İstediğim gibi de olmuştu. Ne yazık ki görev yaptığı tugayın trafo bakımında şehit oldu. Uzman olduğu konu yazılım ve elektronik sistemlerdi. Böyle bir değer bir anda gitti…’

ASELSAN’da makine mühendisi olarak görev yapan ODTÜ mezunu 30 yaşındaki Başbilen, 7 Ağustos 2006 günü Ankara Pursaklar Ayancık yolu üzerinde otomobilinde ölü bulundu. Otomobilin ön sağ koltuğunda, bir intihar mektubu ve Başbilen’in alyansı ile ucu kanlı bir falçata vardı. Jandarma tutanağında Başbilen’in sol bileğinde iki, boynunun sol tarafında da iki santimetre falçata kesiği olduğu belirtildi. Ölüm nedeni ise kan kaybı olarak gösterildi. Jandarma tarafından otomobilde bulunan çantada, Başbilen’in üzerinde çalıştığı milli tank projesiyle ilgili sunumların olmadığı görüldü. Başbilen ölümünden 3 gün sonra, ASELSAN’da, Türkiye’nin savaş teknolojisinde dış bağımlılığını ortadan kaldıracak çalışmalarına ilişkin bir sunum yapacaktı. Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki üst rütbeli subaylarla uzun süredir ‘milli tank’ projesi üzerinde çalışıyordu. 10 yıl ASELSAN’da görev yapan ve birçok projenin içinde yer alan Başbilen, özellikle suikast silahı ‘Kanas’ üzerinde uzmanlaşmıştı. İmza attığı projeler arasında F-16 savaş uçaklarında sinyal kırıcı sistemi de bulunuyordu.

HALİM ÜNSEM ÜNAL:

Elektrik Elektronik Mühendisi Halim Ünsem Ünal’ın cesedi 17 Ocak 2007 günü Ankara Eymür Gölü kenarında bulundu. Otopside Ünal’ın kafasına sıkılan tek kurşunla öldüğü bildirildi. Ölümü savcılık kayıtlarına ‘intihar’ olarak geçti.

ODTÜ’den 2000 yılında ‘şeref öğrencisi’ unvanıyla mezun olan Ünal, F-16 savaş uçaklarının modernizasyonuyla ilgileniyordu. Yurtdışında savaş teknolojileri alanında çalışan şirketlerden iş teklifleri alıyordu. ASELSAN’ın yan kuruluşu Mikes, Ünal’ı 2011 yılına kadar Amerika’da kalarak Türk-Amerikan ortak yapımı F-16 savaş uçaklarının modernizasyonunda çalışması için görevlendirdi. Düğününden birkaç gün önce cesedi bulunan Ünal öldüğü gün, savunma sanayii ile ilgili bir seminere katılacaktı.

EVRİM YANÇEKEN:

ODTÜ mezunu elektrik mühendisi Evrim Yançeken, 26 Ocak 2007’de Ankara Batıkent’te oturduğu binanın arkasında ölü bulundu. 26 yaşındaki Yançeken’in oturduğu apartmanın 7. katından atladığı kayıtlara geçti. “Artık dayanamıyorum. Psikolojim çok bozuldu. İntiharımdan kimse sorumlu değil” yazan bir intihar notu bulundu.

ŞİFRE ÇÖZÜMÜ YAPIYORLARDI

ODTÜ mezunu olan mühendislerin ortak özellikleri ise şifre çözücü olmalarıydı. Hüseyin Başbilen, Halim Ünsem Ünal ve Evrim Yançeken, özellikle şifre çözme konusunda uzman mühendislerdi. Uçak tanıma sistemlerinin ‘millileştirilmesi’ ve ABD güdümlü elektronik sistemlerinin kontrol dışı bırakılması çalışmalarını yürütmüşlerdi. Üç mühendisin üzerinde çalıştığı en önemli proje ise Amerika’nın elinde olan sattığı silahların kontrolünü 6 ayda uçak tanıma sistemiyle çözdü. ABD’nin uydular aracılığıyla gönderdiği sinyallerle savaş araçlarını saf dışı bırakma sistemini de çökertti.

F16 ile ilgili görsel sonucu

Bilim Adamlarının Düşen Uçağı

Korkunç şüphe: Uçak düşürüldü mü?

Bilanço ;
Prof. Dr. Arık ” Toryum üzerine çalışmalar yapıyordu.”
Araştırma görevlisi Berkol Doğan Boğaziçi Üniversitesi
Lisansüstü öğrencisi Engin Abat
Prof.Dr. Şenel Boyda Doğuş Üniversitesi Fen Bilimleri Bölümü Başkanı
Araştırma görevlisi Mustafa Fidan

3 öğretim üyesinin, Türk Hızlandırıcı Merkezini’n Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarı Projesi’nin önde gelenleri olduğunu bildirdi.(Nükleer Çalışmalar Yapıyorlardı)

Feci kazada hayatını kaybedenler arasında 6 bilimadamının bulunması bu soruyu akıllara getirdi.

Düşen uçağın yolcuları arasında Isparta’da düzenlenen bilimsel bir toplantıya katılmak için İstanbul’dan gelen Boğaziçi Üniversitesi Nükleer Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Engin Arık, Boğaziçi Üniversitesi Araştırma görevlisi Berkol Doğan, Lisansüstü öğrencisi Engin Abat, Doğuş Üniversitesi Fen Bilimleri Bölümü Başkanı Prof.Dr. Şenel Boyda, Doç.Dr. İskender Hikmet ve Araştırma görevlisi Mustafa Fidan da bulunuyordu.

Isparta’ya gelen bilim adamlarının, Eğirdir ilçesinde gerçekleştirilecek ‘Türk Hızlandırıcı Merkezinin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarının Kurulması’ başlıklı DPT projesinin IV. Çalışma toplantısına katılmak için yola çıktıkları öğrenildi.

Korkunç kazada hayatını kaybedenlerin arasında bulunan 6 bilimadamının Türkiye’nin nükleer araştırmalarında çok önemli role sahip oldukları ortaya çıktı.

Kazanın Nükleer enerji konusunun hararetli bir şekilde tartışıldığı ve Türkiye’nin nükleer güç kullanımına ilk adımlarını attığı günlere denk gelmesi soru işaretlerini artırdı.

Vefat eden yolcular arasında Boğaziçi Üniversitesinden Prof. Dr. Engin Arık, Araştırma Görevlisi Özgen Berkol Doğan, Yüksek Lisans Öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesinden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan da bulunuyor.

Bu sabah Süleyman Demirel Üniversitesinin davetlisi olarak, konferans vermek üzere Isparta’ya giden bilim adamlarının mesai arkadaşlarından gelen açıklamalar da bu şüpheleri doğrular nitelikte. Bakın yakın arkadaşları esrarengiz kazada hayatını kaybeden arkadaşlarını nasıl anlatıyor?

[ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ’NDEN 3 ÖĞRETİM GÖREVLİSİ ]

TORYUm ile ilgili görsel sonucu

ÇOK ÖNEMLİ İŞLER YAPIYORLARDI

Prof. Dr. Şener Fatma Boydağ ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan’ın, Doğuş Üniversitesi’nde görev yaptıkları öğrenildi.

Prof Dr., Mithat Uysal, “3 öğretim görevlimiz, proje için Isparta’ya gidiyorlardı. Uçağın düştüğünü öğrendik, çok üzüldük. Çok önemli işler yapan önemli bilim adamlarıydı.” diye konuştu.

Öte yandan, hayatını kaybeden Doğuş Üniversitesi öğretim görevlilerinin Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ile birlikte teknoloji projesini gerçekleştirmek üzere 10 ayrı üniversiteden öğretim görevlileriyle birlikte Isparta’ya gittikleri öğrenildi. Ayrıca, yine Doğuş Üniversitesi’nden Doç. Dr. Serkan Ali Çetin’in de aynı bineceği, ancak daha sonra vazgeçtiği öğrenildi. Bu arada, üniversitede yas ilan edilerek üniversitenin bayrağı yarıya indirildi.

Doğuş Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Ceranoğlu, Atlasjet uçağının Isparta’nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında düşmesi sonucu hayatını kaybeden üniversitenin 3 öğretim üyesinin, Türk Hızlandırıcı Merkezinin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarı Projesi’nin önde gelenleri olduğunu bildirdi.

Üniversitede basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Ceranoğlu, Ankara Gölbaşı’nda kurulacak Hızlandırıcı Teknoloji Merkezi için Türkiye’de 10 üniversitede çalışan akademisyenlerce ‘Türk Hızlandırıcı Merkezinin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarı’ projesi çalışması başlatıldığını söyledi.

Projenin yüksek teknolojiye yön veren bir çalışma olduğunu kaydeden Ceranoğlu, ‘Arkadaşlarımız Türk Hızlandırıcı Merkezinin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarı Projesinin önde gelenleriydi’ dedi.

Bu sabah başlayacak toplantının 6 ayda bir 10 üniversiteden birinde yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Ceranoğlu, çalışmaların değerlendirilmesiyle ilgili bu toplantının, Süleyman Demirel Üniversitesinin talebiyle Isparta’ya alındığını kaydetti.

Doç. Dr. Ahmet Ceranoğlu, ‘Kaderin cilvesi. Son 2-3 ay içinde toplantının yapılacağı üniversitenin değişikliği konusunda talep geldi. Süleyman Demirel Üniversitesi daha istekli ve hazırlıklı gibi görünüyordu. Bu değişiklik yapıldı. Çalışmalar arkadaşlarımızın ölümüyle yavaşlamış veya bitmiş değildir. Bu olay bu çalışmaları hızlandırıcı bir güç olacaktır’ diye konuştu.

ENGİN ARIK “CERN” ADLI MERKEZDE YÜRÜTÜLEN “ATLAS DENEYİ”NDE ÇALIŞIYORDU

Isparta’nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında düşen Atlasjet uçağında ölen yolcular arasında bulunan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık’ın, İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarında kurulu, “European Organization for Nuclear Research (CERN)”deki “Atlas Deneyi”nde çalıştığı öğrenildi.

Avrupa ülkelerinin ortak girişimleri ile kurulan bir nükleer araştırma merkezi olan CERN’de yürütülen “Atlas” deneyine Ankara ve Boğaziçi üniversiteleri “Gözlemci” statüde katılıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Grubunun başında ise Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde düzenlenen çalıştaya katılmak üzere Isparta’ya giderken uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybeden yolculardan Prof. Dr. Engin Arık bulunuyor. Arık başkanlığındaki grup, aynı zamanda “Karanlık madde” arayan “CAST deneyi”nde de çalışıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü yetkilileri, “Atlaj Deneyi”nin, yüksek enerji fiziği ile ilgili deneysel bir çalışma olduğunu, “Atlas”ın da bir “detektör” adı olduğunu bildirdi.

İşte Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık’ın katıldığı konferanslarda Nükleer Enerji Santralleri hakkında aktardığı kritik ve önemli bilgiler.

Toryum madeni ve gerçeği

TORYUm ile ilgili görsel sonucu

Nükleer Enerji Santralleri’nde uranyum yerine kullanılabilecek olan toryumun 21. yüzyılın en stratejik maddesi olacağını ve Türkiye’nin dünya toryum rezervlerinde 2. sırada bulunduğunu belirten Prof. Dr. Arık, “Japonya, elinde hiç toryum bulunmamasına rağmen, toryumla çalışacak nükleer enerji santrallerine yönelik çalışma yapan üç ülkeden biri. Türkiye’de ise bu alandaki bilimsel araştırmalar desteklenmiyor.”

1 ton toryum = 1 milyon varil petrol

“Eğer toryum kullanıma sokulabilirse Türkiye elektrik üretmek için petrol ya da doğalgaz satın almak zorunda kalmayacak. Isınma ihtiyacımız için yer altındaki yaklaşık 900 bin tonluk toryum ile ürettiğimiz elektriği kullanabiliriz.”

“Bugün dünyada savaşlara neden olan petrolün 1 milyon variliyle elde edilebilen enerji, sadece 1 ton toryum kullanılarak üretilebilecek.”

-AYNI UÇAKLA GİTMEYEN DOÇ. DR. ÇETİN KURTULDU-

Bu arada, toplantıya katılması gereken Doğuş Üniversitesinin 4 kişilik grubunun diğer üyesi Doç. Dr. Serkant Ali Çetin’in, Prof. Dr. Fatma Şenel Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan ile bugün Isparta’ya gitmeyerek kazadan kurtulduğu belirlendi.

Ceranoğlu, 3 gün sürecek aynı toplantıya katılması gereken Doç. Dr. Serkant Ali Çetin’in Pazar günkü bölüme katılmak üzere aynı gün uçakla Isparta’ya gideceğini ifade etti. Öte yandan, üniversitenin bayrakları kaza nedeniyle yarıya indirildi. Bazı öğrencilerin hocalarının ölümü dolayısıyla gözyaşlarını tutamadıkları görüldü.Kazada hayatını kaybeden Fen-Edebiyat Fakültesi Fen Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fatma Şenel Boydağ, aynı bölümde öğretim üyesi olan Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan’ın fotoğrafları da üniversitenin salonlarına asıldı.

Bio Tolgahan SARP

Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bozok Üniversitesi Makina Bölümü