Deri Özelliklerini Taşıyan Polimer Malzeme Üretildi

210 okunma

 


 

MIT’deki bilim adamları cildi geçici olarak koruyabilen ve sıkılaştırabilen ve kırışmaları yumuşayan yeni bir malzeme geliştirdiler. Daha fazla gelişme ile çeşitli deri durumlarının tedavisine yardımcı olacak ilaçların verilmesinde de kullanılabilir..

Massachusetts General Hospital, güzellik ürünleri üreten Living Proof, Olivo Labs firmalarının da yer aldığı çalışmada araştırmacılar, insan derisine çok benzeyen, cildi sıkılaştırmak ve kırışıklıkları azaltmak için insan gözüyle görülemeyecek kadar ince bir yapay deri üretmeyi başardıklarını duyurdular. Geliştirilen bu deri ile aynı zamanda egzama, dermatit gibi cilt hastalıkları tedavi edilebilecek.

Geliştirilen ikinci deri; nefes alabilen, silikon tabanlı, insan gözüyle görülemeyecek kadar ince bir giyilebilir deri şeklindedir. Yüzeyin üzerinde yer alan daha genç görünen bir deri katmanı gibi davranmaktadır. Bu sayede derinin nemli kalmasını sağlanıyor ve aynı zamanda deriyi bir arada tutarak kırışıklıkların görülmesi engelleniyor. İkinci deri  bacaklarda, kollarda, gözaltı torbalarında denendi. Yapılan deneyler sonucunda kırışan cildi toparlamak ya da gözaltındaki torbaları gidermek için kullanmanın da mümkün olabileceği tespit edildi. MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) bu tarz bir ikinci derinin uzun süre boyunca morötesi ışınlardan (UV)  koruyabileceğinin de altını çiziyor.

MIT’nin Koch Enstitüsü’nün Bütünleştirici Kanser Araştırmaları ve Tıbbi Mühendislik & Bilim Enstitüsü (IMES)  üyesi ve Kimya Mühendisliğinde Doçent  Dr. Daniel Anderson; ” Geliştirilen krem, cilt üzerinde görünmez bir bariyer oluşturması ile ileride hem kozmetik amaçlarla hem de tedavi edilen bölgeye ilacın doğrudan uygulanması aşamasında kullanılabilir.” dedi.

Bir grup MIT kimya mühendisi tarafından gerçekleştirilen bu çalışmanın önderliğini 2008 Milenyum Teknoloji Ödülü Profesör Robert Langer yapmaktadır. MIT’nin David H. Koch Enstitüsünde biyomedikal mühendisliğinde  profesör olarak çalışmalarına devam eden  Langer, “Görünmez, rahat ve suya dayanıklı bir ikinci deri geliştirmek son derece güçtü. Geliştirdiğimiz ikinci derinin sunduğu olanaklar, bizim için büyük heyecan kaynağı. Bu krem, çeşitli deri hastalıklarından muzdarip kişilere de önemli katkı sağlayacak.” Şeklinde açıklamalarda bulundu. Ayrıca Anderson, gelecekte silikon derinin faydalarının sadece kozmetikle sınırlı kalmayacağını düşünüyor.

“It’s an invisible layer that can provide a barrier, provide cosmetic improvement, and potentially deliver a drug locally to the area that’s being treated. Those three things together could really make it ideal for use in humans,” Daniel Anderson says.

Yaşın ilerlemesi ve güneşe maruz kalma oranının artması ile cildimiz esneklik ve nem kaybediyor. Bu durum deriyi toksik maddelere, radyasyona, sıcaklığa karşı daha korunmamasız hale getiriyor. Cildimiz kendini korumakta eskisi kadar başarılı olamıyor ve esnekliğini de kaybediyor. Bundan 10 yıl önce çalışmalara başlayan MIT araştırmacıları cildi tekrar canlandıracak ve daha sağlıklı hale getirecek ikinci bir deri ürettikleri için   tıbbı ve kozmetik  alanlarda kullanılabilecek bir koruyucu tabakayıda  geliştirmiş oldular. Çalışmaları Nature Materials dergisinde online yayımlanan ekip, sağlıklı genç derinin özelliklerini yeniden kazandıracak ince bir koruyucu kaplama geliştirdiler. Bu yeni keşfin en heyecan verici yanlarından biri ise son derece kolay uygulanarak yüzde cilt gerdirme etkisi yaratmasıdır.

Araştırmacılar birbirine benzeyen yaklaşık 100 farklı formül üzerinde çalıştı ve tüm bunların içerisine de kimyasal yapısı bilinen siloksan kullanıldı. Böylelikle bugün üzerinde konuştuğumuz, doğal ciltle aynı özelliklere sahip maddede olan silikon bazlı polimer (XPL) bulundu. XPL adı verilen çapraz bağlı polimer tabaka, dayanıklı ve elastik olmasının yanı sıra, uyguladığı baskıyla deriyi bir arada tutuyor ve kırışıklıkların görünmesini engelliyor. Derinin üzerine incecik, belli belirsiz bir şekilde uygulanan bu madde, genç ve sağlıklı bir derinin özelliklerini ve mekaniklerini taklit ediyor. Laboratuvar çalışmalarında yüzde 250den fazla gerildikten sonra bile normal haline döndüğü görülmüştür. Birçok özellik sayesinde hem koruyucu, hem de onarıcı olan yapay deri, yapılan testlerde üstün başarı gösterdi.

Boston Üniversitesi’nden Dermatolog Barbara Gilchrest, cilt gibi malzeme oluşturma çok zordur. Birçok araştırmacı bu sorunu aşmaya çalışsa da geliştirilen bu krem  kadar esnek, rahat kullanım özelliği ve tahriş edici olmayan bir madde geliştiremediklerini belirtti.

XPL deriye iki aşamada uygulanıyor.  XPL cilde ilk uygulanırken sıvı formda olmaktadır. Öncelikle  polisiloksan adlı materyal (şeffaf silikon plastik) cilde oldukça ince bir tabaka halinde sürülüyor. Bu tabaka daha sonra ikinci materyal olan platin katalizör ile sertleştiriliyor. Böylece polisiloksan sıkılaşarak cildin düz bir görüntüye sahip olmasını sağlıyor. Sadece 70 mikrometre kalınlığındaki XPL tabakası bir kağıt banknotun yarısı kadar bir kalınlıkta bulunmaktadır. Sonuç olarak oluşan deri, nefes almaya elverişli, nemi hapsediyor ve ışığı dağıtıyor.

25 kişilik pilot bir çalışmanın bulgularına göre yapıştırıldığı andan itibaren 24 saat deride kalabiliyor. 24 saatin ardından sahip olduğu tüm besleyici maddeleri deriye nakleden bu madde, yapılan testlerde deriye hiçbir şekilde zarar vermedi.

Araştırmacılar malzemenin güvenliğini ve etkinliğini test etmek için, insanlarda çeşitli çalışmalar yapmaktadırlar. Bir çalışmada  XPL uygulanan gözaltındaki derinin uygulanmayanlara göre iki kat daha pürüzsüz olduğu belirlendi. Maddenin göz altı torbalarını da yeniden şekillendirdiği ve azalttığı gözlemlendi.  Yapılan başka bir çalışmada ise XPL’nin esnekliğini sınamak için kol ve bacak bölgelerinde denendi ve eski şekline dönebilme kabiliyetinin hızlı olması ile başarılı sonuçlar elde etti. Bunun nedeni ise koruyucu katman, cildin nemini korumasına yardımcı olarak elastikiyetini de arttırmasıdır. Araştırmacılar aynı zamanda kuru cilt üzerinden su kaybını önlemesine yönelik malzemenin yeteneğini test ettiler. Bu deneylerde XPL’in kuru derileri nemli tutmada oldukça etkili olduğu görüldü. Aynı zamanda çalışmaya katılan deneklerin hiçbiride herhangi bir tahriş ortaya çıkmadı.

Harvard Üniversitesi’nden Dermatolog Thahn Nga Tran; “ Antimikrobiyal ajanlar ve/veya ilaçlar  deriye entegre olabilirse kozmetik ve kozmetik olmayan uygulamalar için büyük bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum” şeklinde açıklamada bulundu.

Deriyi soyarak kolaylıkla çıkartabiliyorsunuz. Gelecekte bu tip teknolojik gelişmeler daha büyük amaçlara hizmet edip ciddi cilt sorunlarına çözüm olabilir. Fakat şimdilik kozmetik amaçlar ön plana çıkıyor.  Ancak böyle yaygın kullanımı olacak bir ürünün gelişim aşamaları herkesi heyecanlandırıyor.

Kaynak :http://news.mit.edu/2016/polymer-temporarily-tightens-skin-drug-delivery-0509

Bio Tolgahan SARP

Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bozok Üniversitesi Makina Bölümü